Okuyucu mektupları
Kılıç kalemden keskindi. Gazetecilik, ülke savunmasında birinci derece sorumluydu. Bir zamanlar gururla savunduğum bir mesleğin utancını, şimdi çocuklarımdan gizlemeye çalışıyorum. (Eski bir gazeteci) *** Borsa'nın derdine düşen gazetecilik bende tek kuruş etmez. Hayat borsasındaki forsaların değerini ölçen gazeteciliği istiyorum. (Bir anne)
*** Benim bildiğim gazetecilik "işçi gözcüsü" gömleğini giyerdi. Şimdiki gazeteler kendi çıkarlarının gözcüsü! (Bir işçi)
*** Bende som altından bir adı vardı gazeteciliğin. Şimdi paslı teneke kadar değeri yok. (Emekli öğretmen)
*** Gazetelerin bu topluma attığı şeytan düğümünü, en kahpe düşman atmazdı. Attılar. Üstelik kendi borçlarının üstüne yattılar. (Bir emekli işçi)
*** Bazı gazeteleri okurken, ihanete uğramış sayfaların hışırtısını duyuyorum. Özellikle politika ve magazinde... (Bir okuyucu)
*** Dil farkı bilmeyiz, din farkı bilmeyiz. Sanki doğduk bir anadan. Ama bazı gazeteler yok ettiler bu duyguları... (Bir vatandaş)
*** Bazı gazetecilerin silmeyi unuttukları parmak izleri, cinayet delili gibi duruyor. (Bir öğrenci)
*** Bir sabah bazı gazeteleri meydanlarda yakıp, onları bir daha hayatımıza sokmamayı öneriyorum. Karanlıklar ancak böyle aydınlanır. (Bir öğretmen)
EROLL V |